Güven Neden Çok Önemli ?
 


O anda birisi gelir ve o denli sevdiğimiz o insanın organlarını bağışlamamızı ister. İçimizden onu dövmek gelir. Bizi anlamadığını ve acımızı hiçe saydığını düşünürüz. “Koyun can derdinde kasap mal derdinde” diye geçiririz içimizden. Organ Bağış Kartının temsil ettiği sembol belkide aynı zamanda hayatı ve sevdiklerimizi de temsil ediyor olabilir mi?

 

 

 

 

Güven Niçin bu Kadar Önemli ?

 

Organ bağışının olmazsa olmaz bu kavramı neden bu kadar önemli ? Bunu daha iyi anlamak için organ bağışı anının yani insanın çok sevdiği bir yakınını kaybetme anının psikolojisini bilmek gerekiyor.

Acı duygusu hepimizin de az veya çok bildiği gibi çok hakim ve etkili bir duygudur. En önemli etkisi de insanı çevresinden soyutlayarak kendisine döndürmesidir. Yani acı altındaki insan bencilliğini doruk noktasında yaşar. Karnımıza bir bıçak saplandığında, kaçımız çevremize bakıp, “başka birine de saplandı mı acaba?” diye bakabiliriz. Çevremizdeki her şeyi unutur, dünyanın evrenin merkezi haline geliriz bir anda. Kendimiz dışında hiçbir şeyi umursamayız.

Ruhsal acıların da fiziksel acılardan bir farkı yoktur. Çok sevdiğimiz bir insanı kaybettiğimizde duyduğumuz acı o kadar yoğundur ki o anda dünyada kimin yaşam savaşı verdiğini, kaç kişinin daha aynı acıyı çektiğini görebilmemize düşünebilmemize imkan yoktur. Ellerimizi gökyüzüne açıp; “ Neden ben ? “ diye sorarken bir başkası hatta bütün dünya bile yok olsa umurumuzda olmaz. Bu kınanacak değil tam tersine son derece insanca bir duygudur. Bir o kadar doğaldır da. İşte böyle bir ruh halinde aslında organ bağışı yapmaktan o kadar uzağızdır ki…

O anda birisi gelir ve o denli sevdiğimiz o insanın organlarını bağışlamamızı ister. İçimizden onu dövmek gelir. Bizi anlamadığını ve acımızı hiçe saydığını düşünürüz. “Koyun can derdinde kasap mal derdinde” diye geçiririz içimizden.

O insanın, aynı büyük acıyı çekmeye ramak kalmış diğer bir insan adına orda olduğunu aklımıza bile getirmeyiz. Bize bir şeyler söyler ve ne kadar bencilliğimizin içine gömülmüş olursak olalım insan olmanın bencillik kadar büyük bir diğer gerçeği devreye giriverir. “Vicdan”… Böyle bir acı anında her şeye rağmen başka birisini bu acıdan korumayı düşünebilecek tek yaratık da yine insandır. Bu da diğer yönüdür insanın hiç kuşkusuz.

İşte bu dönüşümü yaşayabilmenin önündeki en önemli engel “güven”dir. Eğer kaybedilen hastanın yakınlarının kafasında her hangi bir soru işareti varsa, bu duygu vicdanların önünü örtecek ve ona varmalarını engelleyecektir böylece kendi içlerinde bile sonradan pişman olacakları red kararını verecekler, organ bağışında bulunmayacaklardır. Oysa güven tesis edilebilmişse bu dönüşümü yaşamak bazen an meselesi bile olabilecek kadar bir sürede gerçekleşebilecek ve acılı bir ana bile hemen o anda başka bir ananın acısının tek çaresi olduğunu hatırlayabilecektir.

Bu nedenle güven organ bağışı olgusunu ayakta tutan en önemli bacaktır ve korunmasına büyük özen gösterilmelidir. Çünkü hepimizin bildiği gibi güven, kurulması çok zor ama kaybedilmesi en kolay olgudur. Hele de bizim gibi devlet-millet dayanışmasının böylesine bozuk olduğu ülkelerde durumun zorluğunu sanırım hepiniz daha da iyi takdir edebilirsiniz.

 

 

« Geri Dön